KARASU AVCILAR,ATICILAR VE BALIKÇILAR SPOR KULÜBÜ

Ana Sayfa
Av Resimlerimiz
Yurdumuzda Av Hayvanları
=> Ördek Avcılığı ve Mühre Kullanımı
=> Ördek Düdüğü Sesleri
=> Hayvan Sesleri
=> Bıldırcın
=> Üveyik
=> Çulluk
=> Su Çulluğu
=> Kervan Çulluğu
=> Kaya Güvercini
=> Gökçe Güvercin
=> Tahtalı
=> Kum Kekliği
=> Kaya Kekliği
=> Çil Keklik
=> Kınalı Keklik
=> Sülün
=> Kara Karga
=> Ekin Kargası
=> Küçük Karga
=> Saksağan
=> Ala Karga
=> Leş Kargası
=> Kara Tavuk
=> Sığırcık
=> Sakarmeke
=> Yeşilbaş Ördek
=> Altıngöz
=> Boz Ördek
=> Kara Ördek
=> Karabaş Patka
=> Tepeli Patka
=> Elmabaş Patka
=> Macar Ördeği
=> Çıkrıkçın
=> Kılkuyruk
=> Çamurcun
=> Fiyu
=> Bahri
=> Kaşıkgaga
=> Kadife Deniz Ördeği
=> Angıt
=> Sütlabi
=> Dik Kuyruk
=> Pasbaş
=> Suna
=> Sarı Asma
=> Mezgeldek
=> Kız Kuşu
=> Sakarca Kazı
=> Tavşan
=> Toy
=> Sansar
=> Tilki
=> Çakal
=> Kurt
=> Karaca
=> Geyik
=> Ayı
=> Yaban Domuzu
=> Kara Batak
=> Kızıl Boyunlu Batağan
=> kulaklı Batağan
=> Gri Balıkçıl
=> Balaban
=> Ötücü Kuğu
Av Köpekleri
Balık Avı
Tatlı Su Balık Avı
Deniz Balık Avı
İlk Yardım
Sıkça Sorulan Sorular
Av Yemekleri
İletişim
Ziyaretçi defteri
Sayaç
Malzeme Listesi
Yaban Domuzlarında Yaş Tespiti
Av Bayilerimiz
Avcılık Eğitimi Kurs Resimleri
Tahnit
Veteriner
Trap ve Tek Kurşun Atışları
Av Tüfeği Nasıl Temizlenir
Ruhsatsız Av Tüfekleri
Tüfek Tabanca Animasyonları
FİŞEK
ATIŞ ETKİNLİĞİMİZ
Kuran-ı Kerim de AV
BALİSTİK
DERNEK OLAĞAN GENEL KURULU

KARASU AVCILAR,ATICILAR VE BALIKÇILAR SPOR KULÜBÜ

Yaban Domuzu (Sus scrofa scrofa)

foto05651.jpg

İri gövdesi, kalın ve kuvvetli bacakları ve büyük başı ile güçlü bir görünüşe sahiptirler. Kırçıllı siyahtan açık boza kadar değişik renklerine rastlanır. Yaşlı erkekler kırlaşmış bir görünüm alırlar. Kılları sert ve uzundur. Renkleri kışın daha koyudur. Köpek dişleri gelişmiştir. Erkeklerde alt çenedeki köpek dişi 18-20 cm. kadar uzun olur ve ay şeklinde geriye kıvrıktır. Bunlara bazı yörelerde "çalak" denir. Üst köpek dişi daha kalın ve kısa olup yukarı doğru kıvrılmıştır. Dişilerin köpek dişleri erkeklere nazaran çok küçüktür. Burun kısmı uzun, ucu yassı ve oldukça serttir. Toprağı kazıp eşeleyecek yapıdadır.
İyi bir örtüye sahip her türlü ortamda yaşar. Ancak yapraklı ve karışık ormanları tercih eder. Sazlıklar, sık çalı, kamış, saz ile çevrili bataklık, göl ve akarsu kenarlarında, sık çalılıklarla kaplı meralarda yaşar.
Genellikle gece dolaşır ve yayılırlar. Gündüzleri ormanın, çalılıkların veya sazlıkların sık yerlerinde yatarlar. Yerini sık sık değiştirir. Kızışma devresi dışında dişiler, yavrular ve genç erkekler sürüler teşkil ederler. Sürü başı genellikle yaşlı bir dişidir. Yaşlı erkekler tek dolaşırlar, bazen grup oluştururlar. Yaşlı, güçlü erkeklere 'azılı" dişilerine "beniş", yavrularına "moza" veya "potak" denir. Bölgeler e göre değişik isimler alırlar. Azılıya Diyarbakır'da "erkana", Kastamonu çevresinde "çalgıç" denir. Ekim, kasım ayları içinde çiftleşirler. Dişiler şubat sonu mart başında bir seferde 6-12 yavru doğururlar. Çok iyi yüzer ve sıcak havalarda çamur içinde yatmayı çok severler. Bu davranışın altında yatan gerçek yaban domuzlarının ter bezlerinin olmamasıdır. Domuzların bilinenin aksine kendi pisliklerinin <idrar ve dışkı) içinde yatması yine bu ihtiyacın yeterince tatmin olmamasından kaynaklanmaktadır. Tıpkı ineklerin yaptığı gibi.
Bir gece içinde yatağından 5-20 km. kadar uzağa gider, karnını doyurarak geri dönerler.Yaban domuzları 20-25 yıl yaşarlar. Yaban domuzu yurdumuzda Orta ve Doğu Anadolu'da barınmalarına uygun çalı ve orman örtüsü bulunmayan geniş step ve düzlüklerin bulunduğu birkaç il dışında her tarafta rastlanır. Ormanlık alanlarda daha bol miktardadır.
Domuzlar hem otobur, hem de etobur canlılardır. Beyin ve koku alma özellikleri çok gelişmiştir. Beslenmelerinde özellikle palamut, ceviz, kestane, fındık vs. gibi tohum ve meyveler yanında bitki artıkları içerisindeki solucan ile böcekler de önemli yer tutar. Ağaçların altındaki yapraklar içerisinde bulunan bu bitkisel ve hayvansal gıdaları bulup yemek için burnu ile toprağı karıştırırlar. Bu esnada geriye kalan bitki artıkları içerisindeki tohumlar toprağa karışır ve çimlenir. Ormanda belli bir zaman sürecinde ağaçlar yaşlanırken, yeni fidanlar da arkadan gelerek ormanın gençleşmesini sağlar. Böylece ormanda devamlılık söz konusudur. Bunu da sadece ve özellikle yaban domuzları sağlayabilir. Ormanın sağlığı, içinde bulunan yaban domuzuna bağlıdır. Hem ormanımız olsun, hem de yaban domuzları bulunmasın demek; doğanın yapısına uymaz. Kültür bitkilerine verdiği zararın yanı sıra, inancımızdan kaynaklanan (etinin haram oluşu) nedenlerle orman için bu kadar yararlı olan yaban domuzlarını düşman kabul etmek doğru değildir. Sonuç olarak; sağlıklı ormana sahip olmak istiyorsak yaban domuzlarına da yaşama hakkı tanımak zorundayız. Yani, ormanımızdan domuzu eksik etmemek gerekir.
Dikkat :
Ayrıca yaban domuzunun etinde "trichin" denilen parazitin olma olasılığı yüksektir. Etinin yenilmek istenmesi halinde, bir veteriner gözetiminden geçirilmesi gereklidir. Yaban domuzuna yerleşen parazitler ve yerleşim bölgeleri şunlardır:
Trichina spiralis : Adale içerisinde ve bağırsakta.
Cysticercus tenuicollis : Karaciğerde.
Cysticercus cellosa : Beyin, adale ve gözlerde.
Not: Bu parazitlerin domuz etinde varolup olmadığına dair karar verme yetkisi veteriner hekime aittir.
Yurdumuz dışında Avrupa ülkelerinin tamamında, Batı Rusya'da, Kafkasya'da, Iran, Afganistan, Tibet'e kadar yayılış gösterirler. Ortadoğu ülkelerinde, Irak, Suriye, Lübnan ve İsrail'de, Kuzey Afrika'da Mısır, Tunus ve Cezayir'de yaşarlar.

Yaşam Alanı ve Habitat
Yaban domuzları geniş bir çevre yelpazesinde bulunmasına rağmen, genellikle nemli ormanlarda fundalıklarda ve çalılıklarda boy gösterir. Özellikle meşe ormanları ve sazlıkların bol ve sık olduğu yerleri tercih ederler. Çok sert kış şartlarında ve soğuktan meydana gelen yiyecek azlıklarında çok uzun mesafeler katederek yiyecek bulma kapasitesine sahip olduğu kanıtlanmıştır. Ciddi ısı değişimlerine hassastırlar. Yaban domuzlarının suda veya çamurda debelenerek postlarında oluşturdukları tabakayla, ideal ısılarını koruma konusunda bir teknik geliştirdikleri gözlemlenmiştir. Ve bu hareketin aynı zamanda böcek ve sürüngen sokmalarına karşı koruma oluşturduğu da bilinmektedir. 50 derecenin altında rahat edemeyeceği gibi ters olarak sıcak havalarda güneş çarpmasına karşı da dayanıksızdırlar.


Fiziksel Tanımlama

Ağırlık : 50 ila 350 kg
Uzunlık : 90 cm ila 180 cm

Yaban domuzları sert ve kısa tüylerden oluşan kaba bir posta sahiptirler. Renkleri koyu griden kahverengine giden bir yelpaze içinde değişiklikler gösterir. Kafa ve gövde uzunlukları 900 – 1800 mm civarlarında kuyrukları da 300 mm civarındadır. Omuz yüksekliği 550 ila 1000 mm arasında olur. Ortalama ağırlıkları 50 ila 300 kg arasında değişir. Erkekler genellikle dişilerden iridir. Yaban domuzları sürekli gelişen 4 ana dişe sahiptir. Bu dişler diğer dişlerin arasında olmakla beraber her biri üst ve alt çenenin çeyrek dairelerinde , bulunur.

İnsanların yaşam alanlarına yakın yaşamaları sonucu genetik değişikliklere uğrayan yaban domuzlarında değişkenlik gösteren deri renkleri, kuyruk uzunlukları ve burun (zurna) tipleri gözlemlenmiştir.

Üreme

Çiftleşme mevsimi şiddet içeren bir zaman dilimidir. Genellikle erkekler dişilerile eşleşebilmek için kavga ederler. Erkek domuz sürekli olarak alt dişlerini üst dişlerine sürterek keskinleştirme yetisine sahiptir. Keskinleştirilen dişler, çiftleşme dönemlerinde sıklıkla silah olarak kullanılır. Yaban domuzu familyasının erkek bireyleri karnın yan kısımlarında, çamur ve reçine ile kalın tabakalar oluşutururlar. Bu tabakalar dişiler için yapılan kavgalarda ölümcül diş yaralarını engellemek amaçlı kullanılır. En agresif erkekler bir çiftleşme döneminde 8 dişiye kadar çiftleşebilir ve 8 dişiyi hareminde tutabilir.


Ilıman bölgelerde dişiler ,ilkbaharda bir batın yavru verir. Tropikal bölgelerde yavrulama/üreme yıl boyu devam eder fakat genellikle nemli mevsim zamanlarında gerçekleşir.

Dişiler 21 gün kızanda kalır ve bu dönemin 3 günü ılımlı ve kabul edicilerdir. Çiftleşme gerçekleştikten sonra yavrular 115 günlük bir gebelik sürecinden sonra doğarlar. Ortalama hamilelik süresi 100-140 gün arasıdır. Anne bir batında 1 ila 12 yavru doğurabilir. Genellikle 4 ve 8 arasıdır. Cinsel yetişkinliğin 8-10 aylıkken oluşmasına rağmen dişiler 18 aylık olmadan üremezler. Erkekler ise 5 yaşından önce dişilere ulaşabilecek güce ve iriliğe sahip olamazlar.

Dişi yaban domuzu ot ve çimen üzerine hazırlanmış bir yuvaya doğurur. Yavrular doğduktan sonra bir süre bu yuvada zaman geçirirler. Yaban domuzu dişileri yavrularını koruma konusunda üst düzeyde agresiflerdir. Bu üst düzey agresiflik ve dikkate rağmen sadece doğan yavruların yarısı olgunluk ve yetişkinlik dönemlerine geçebilir. Çoğu, hastalıklara ve doğadaki diğer yok edicilere yenilmektedir. Yavrular 3-4 ay kadar emzirilir ve anne tarafından ilgi görür. Genellikle bir sonraki gebelikten önce bağımsız hale gelirler.

Yaşam Süresi
Yaban domuzlarının genel yaşam süresi 10 yıldır. 27 yıl yaşamış yaban domuzu kaydı dünya üzerinde mevcuttur. Genç ölüm oranı yüksektir.

Davranış
Avrupadaki yaban domuzları, genellikle gözlenen 20 li sürülere nazaran bazen 100 lü sürüler halinde bulunabilir. Bu sürüler yavruları,gençleri ve dişileri kapsar. Erkek domuzlar yetişkinliğe ulaştıkları zaman sürüyü bırakırlar ve tek başlarına yaşamaya devam ederler. Sürüler genel olarak çok çok büyük alanları dolaşırlar ama göç etmezler. Yaban domuzları daha çok şafak vaktinde, günbatımında ve gece aktiflerdir.

Yuva Bölgesi

Bilimsel araştırmaların belirtmesine göre yaban domuzlarının yuva ve yaşam bölgeleri 100 – 400 hektar arası değişmektedir. Erkek domuzların bölgeleri dişilere göre daha geniştir hatta iki katına yakındır.




İletişim, Algı ve Sezgi
Koku alma duyuları domuzların en gelişmiş özelliklerinden. Burun kasına bağlı büyük yuvarlak kıkırdak domuzun burnuna ekstra hareketlilik ve esneklik kazandırır. Yaban domuzu ileri düzeyde bir tat alma duyusuna sahiptir. Bilinmeyen nesneleri tat duyuları ile çok çabuk ve kolay tanımlayabilme yetisine sahiptir. Yaban domuzlarının iyi derecede görme yeteneğinden yoksun olduğuna inanılır. Gözleri , önden görüşü çok zayıflatacak şekilde kafanın yanlarında bulunur. Yaban domuzları homurdanarak ve çığırınarak sesli iletişim kurarlar.

Yemek Alışkanlığı
Yaban domuzu otobur ve etobur olarak seçim yapmadan beslenir. Yosunlardan sebze meyveye, cevizden meşe palamutuna, sürüngenlerden böceklere uzanan çok geniş bir besin yelpazesine sahip olduğu için, yemek bulması kolaydır. Bu kolaylık yaban domuzlarının çöllerden tutun dağlık arazilere kadar birçok çevrede yaşamlarını sürmesini sağlamıştır.


Yok Edicileri
Yaban domuzlarının bilinen en büyük yok edicisi, insandır. Erişkin domuzlar; ayılar, vahşi iri kedi türleri, ve timsahlar tarafından avlanır. Genç ve küçük yaban domuzları, büyük yılanlar, büyük sürüngenler, vahşi kediler ve kurtlar tarafından avlanır. Yaban domuzları tehdit altındayken ileri derecede agresif ve gözüpeklerdir. Sürekli gelişim gösteren ve keskinleştirebildilkleri dişlerini ; bunun yanında da , hacimlerinin tüm kuvvetini saldıranı incitmek ve devre dışı bırakmak için kullanırlar.

Yaban Domuzlarının Ekosistemdeki Rolleri
Doğuştan itibaren ekosistem içinde yer alan domuzlar, toprağı karşıtırarak farklılaşmasına, yeni tohumların kolonilenmesine ve meyve tohumlarının yayılmasına sebep olurlar. Bilhassa genç olan domuzlar, iri yok edici etoburlar için önemli bir av ve besin kaynağıdır. Ama bunun yanında küçük hayvanları yiyerek sebze ve meyve birimlerine zarar vererek ekosistem içinde zararlılar arasında da yer alırlar.
 

AVIMIZA VE ÇEVREMİZE SAHİP ÇIKALIM. Karasu Avcıları


Başa Dön

Bugün 21 ziyaretçikişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
KARASU AVCILAR,ATICILAR VE BALIKÇILAR SPOR KULÜBÜ